İç Huzuru Bulmanın Yolları
Hayatta huzurlu olmak en büyük başarılardan biridir. Bunu sağlayabilmek için çok önemli beş adımı atmak gerekir. Hakan Mengüç, daha huzurlu olabilmeniz için gerekli olan bu adımları tek tek sıraladı...
Huzurun Tanımı
Huzur, ne büyük bir zenginliktir ne de bitmeyen bir mutluluk arayışı. Huzur, içimizdeki sükunettir. Tıpkı durgun bir göl gibi, içinde hareket olsa da yüzeyi sakin kalır.
Kontrole Direnmek ve Akışa Uyum Sağlamak
Huzurlu insanlar bir sırrı çözer: Hayatta her şey kontrol edilemez. Hayat, bir nehir gibi akıp giderken, ona direnmek yerine akışa uyum sağlamayı seçerler. Olaylara ve insanlara karşı beklentilerini doğru bir yerde tutmayı öğrenmişlerdir. Değiştiremeyecekleri şeylerle kavga etmek yerine, onları olduğu gibi kabul ederler. Bu, hiçbir şey yapmamak anlamına gelmez. Aksine, bu anlayış onlara gereksiz yere enerji kaybetmek yerine gerçek mücadeleleri seçme gücü verir.
Kendini Kabul Etmek ve Affetmek
Huzurlu bir insan, kendi en yakın dostudur. Onlar kendilerini oldukları gibi kabul eder; kusurlarıyla, güçlü yanlarıyla ve hatta zayıflıklarıyla. Kendine dönüp baktığında eleştiren bir ses değil, destekleyen bir ses duyarsan, iç huzur sana yaklaşır. Ancak hatalarını yargılamak yerine onlardan öğrenirler. Kendilerini affeder, geçmiş yüklerden arınır ve yollarına devam ederler. Çünkü bilirler ki kendine şefkat göstermek, huzura giden kapıyı açar.
Sadelik ve Temizlik
Huzurlu insanlar, hayatlarında gereksiz olan her şeyi bırakmayı öğrenmişlerdir. Fazla eşyalar, karmaşık düşünceler, yoğun programlar... Bunlar sadece yük taşır ve insanı yorarak huzurdan uzaklaştırır. Huzurlu insanlar, sade bir yaşamın kıymetini bilir. Basit bir sofranın, temiz bir odanın ya da sade bir gündemin nasıl rahatlık verdiğini hissederler. Sadelik, sadece fiziksel bir temizlik değil, aynı zamanda zihinsel bir berraklıktır.
Doğayla Bağlantı
Huzurlu insanlar, doğayı sadece görmekle kalmaz; onunla derin bir bağ kurar. Ormanda bir yürüyüş, yıldızların altında bir gece ya da bir derenin kenarında geçirilen sessiz birkaç dakika... Tüm bunlar insanı dinginleştirir ve yeniden köklerine döndürür. Doğa, insana hem kendini hem de hayatı hatırlatır. Yaprakların rüzgarda hışırtısı, dalgaların kıyıya vurması... Hepsi bize şu mesajı verir: Her şey geçer, yeter ki akmayı öğren.
Affetmek ve Geçmişi Bırakmak
Huzurlu insanlar, kendilerini ve başkalarını affederek hayatlarına devam ederler. Çünkü bilirler ki affetmek, geçmişin zincirlerini kırmak ve o zincirlerin seni aşağı çekmesine izin vermemektir. Geçmişten gelen hangi yükü hala taşıyorsun? Belki bugün onu bırakmak için küçük bir adım atabilir ve kendine hafiflik hediye edebilirsin.
İç Dünyaya Yönelmek
Huzur, dışarıda bir yerde bulunacak bir şey değildir. O ne bir dağın tepesinde, ne de uzak bir ülkede saklanır. Huzur, insanın iç dünyasının derinliklerinde, sessiz bir göl gibi durur. Ama biz çoğu zaman dışarıya bakarak onu ararız; ilişkilerde, başarıda, hatta hayallerimizde... Fakat dışarıya bakan kişi rüya görür; içeriye bakan kişi uyanır. Huzur, bir şeyi eklemekle değil, aksine bir şeyleri bırakmakla gelir. İşte bunlar, bizi huzura götüren kapıları açar. Ama o kapılardan geçmek, dış dünyanın gürültüsünü susturup içeriye dönmeyi gerektirir. Şimdi, derin bir nefes al. Huzuru bulmak için çabalama. Çünkü o zaten içinde, her zaman oradaydı. Tek yapman gereken, bu anın farkına varmak. Ve anladığında, o huzur seni saracak. İşte o zaman, sessizlikte dans etmeyi öğreneceksin. Çünkü huzur, insanın doğuştan gelen armağanıdır; onu hatırladığın anda, kendini evinde hissedersin.